Britanya’da bir Kürt berbere arkasından yaklaşarak baltayla başını kesmeye çalışan 19 yaşındaki neo-Nazi Alina Burns, terör motivasyonuyla gerçekleştirdiği cinayete teşebbüs eyleminden dolayı 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bristol kentindeki Lynton Road’da ikamet eden ve Somerset bölgesindeki Bridgwater kentinde büyüyen Burns’ün, tamamen aşırı sağcı ideolojinin ve nefret söylemlerinin etkisiyle bu korkunç saldırıyı planladığı açıklandı.
Saldırı Anı: “Neredeyse Öldürüleceğimin Günlük Bir Hatırlatıcısı”
Olay, 2 Ağustos 2025 tarihinde Bristol şehrinin Bedminster semtinde meydana geldi. 27 yaşındaki Kürt berber Mohammed Mahmoodi, dükkanının önünde durduğu sırada Alina Burns arkasından sinsice yaklaştı ve elindeki baltayı Mahmoodi’nin boynuna doğru savurdu. Ölümcül darbeye rağmen Mahmoodi, büyük bir refleksle Burns ikinci kez vurmaya çalışmadan önce baltayı onun elinden almayı ve saldırganı etkisiz hale getirmeyi başardı.
Saldırıdan boynundaki derin bir yara iziyle kurtulan Mohammed Mahmoodi, Bristol Kraliyet Mahkemesi’nde (Bristol Crown Court) görülen karar duruşmasında yaşadığı travmayı şu sözlerle aktardı:
“Boynumdaki bu yara izi, bana neredeyse öldürüleceğimin günlük bir hatırlatıcısı.”
Mahkeme Süreci, Suçlamalar ve Hüküm
Alina Burns, daha önceki duruşmalarda cinayete teşebbüsün yanı sıra suç mahallinde bir balta, bir neşter ve iki adet dart oku taşıdığını kabul ederek toplam üç silah taşıma suçlamasını itiraf etmişti. Ancak sanık, “terör eylemine hazırlık niteliğinde davranışlarda bulunma” suçlamasını reddetti.
Savcılık, sanığın itiraflarına rağmen eylemin arkasında net bir “terörist motivasyon” olduğunu savundu. Yargıç Mrs Justice Lambert de bu görüşe katılarak eylemin ideolojik bir terör saldırısı olduğunu tescilledi.
Yargıç Lambert, hükmü açıklarken Burns’e hitaben şu sert ifadeleri kullandı:
“Senin tehlikeli bir suçlu olduğundan ve anormal inanç sistemine hâlâ derinden bağlı olduğundan hiç şüphem yok. Çevrimiçi arkadaşlık uygulamasında bir adamla iletişim kurdun; Britanya’daki tüm Yahudi ve Müslümanları öldürme arzusunu dile getirdin. Bunu yaparak övgü almayı planladın. Aşırı sağcı bir grup olan Patriotic Alternative (Vatansever Alternatif) ile Telegram’dan sohbetler yaptın.”
The Guardian’ın ve mahkeme kayıtlarının aktardığı detaylara göre; Yargıç Lambert, Burns’e toplam 19 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Sanığın bu cezanın en az 15 yıl 6 ayını (15 buçuk yıl) demir parmaklıklar arkasında geçirmesine ve ceza bitiminde 4 yıllık şartlı tahliye (uzatılmış lisans) süresine tabi tutulmasına hükmedildi.

Burns, Mahmoodi’ye arkadan yaklaştı ve boynuna baltayı savurdu.
Korkunç Dijital Geçmiş ve Evde Bulunan Patlayıcı Notları
Güvenlik güçlerinin incelemeleri, 19 yaşındaki genç kızın ne denli radikalleştiğini gözler önüne serdi. Saldırıdan 5 ay önce çevrimiçi bir flört uygulamasında tanıştığı bir erkeğe, “Lütfen Britanya’daki tüm Yahudileri ve Müslümanları öldür” mesajı gönderdiği saptandı. İnternet geçmişinde yapılan incelemelerde ise şu konuları arattığı belirlendi:
Cihat konsepti
2024 Southport bıçaklama olayları
“Yahudi üstünlüğü” teorileri
Nazi Almanyası
Saldırıdan sadece bir gün önce Nazi SS birliklerinin yürüyüş videolarını izleyen Burns’ün, çevresine “İç Savaşın Şafağı” (The Dawn of Civil War) başlıklı bir e-posta gönderdiği de kanıtlandı. Telegram uygulaması üzerinden aşırı sağcı Patriotic Alternative (Vatansever Alternatif) grubunun bir temsilcisiyle doğrudan temas kuran Burns’ün evinde yapılan aramalarda ise adeta bir cephanelik fikri ortaya çıktı. Polis, Burns’ün evinde şu materyalleri ele geçirdi:
Gübre kullanarak patlayıcı madde ve nükleer silah yapımına dair el yazısı notlar
Adolf Hitler’in “Mein Kampf” (Kavgam) kitabı
Beyaz ırkın üstünlüğünü savunan milliyetçi “The Turner Diaries” (Turner Günlükleri) romanı

Burns, saldırı sırasında yakınlarda bulunan Avon ve Somerset polis memurları tarafından tutuklandı.
Resmi Makamların Açıklamaları ve Tepkiler
Duruşmada söz alan Başsavcı Serena Gates KC, Burns’ün zihniyetini şu şekilde özetledi:
“Savcılığın iddiası, sanığın aşırı sağcı bir zihniyete sahip olduğu; Yahudiler ile Müslümanların öldürülmesini, beyaz olmayanların ise Britanya’dan kaçmasını veya sınır dışı edilmesini istediği yönündedir.”
Güney Batı Terörle Mücadele Polis Birimi’nden Başmüfettiş Sarah Robbins, davanın ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu vahşi saldırının can kaybıyla sonuçlanmamasının son derece büyük bir şans olduğunu belirtmek gerekir.”
Avon ve Somerset Polisi’nden Müfettiş Deepak Kenth ise olayın dehşet verici boyutuna dikkat çekti:
“Bu, 18 yaşındaki bir kadının (saldırı ve soruşturma sürecindeki yaşı), içinde barındırdığı nefret dolu görüşlerin doğrudan bir sonucu olarak sokaktaki masum bir adama karşı dehşet verici bir saldırı gerçekleştirdiği, son derece endişe verici bir vakadır.”

Saldırı Bedminster’daki BHK Barber’ın önünde gerçekleşti.
Savunma: “Zorlu Bir Çocukluk Geçirdi”
Burns’ün avukatı Andrew Langdon, müvekkilinin radikalleşme sürecinin arkasında yatan psikososyal nedenlere sığınarak bir savunma yaptı. Langdon, Burns’ün çok zor bir çocukluk geçirdiğini belirterek, “Ailesi evsiz kaldı. Bu nedenle uzun süre geçici konaklama yerlerinde yaşamak zorunda kaldılar. Anne ve babası öğretmen olmasına rağmen, Alina henüz 14 yaşındayken tam zamanlı eğitimi bıraktı ve okuldan koptu” diyerek cezada indirim talep etse de bu argümanlar mahkemenin kararını etkilemedi.
